Eve gitsem canım kesin kahve ister. Çantamı yere bırakıp kahve için su koyayım isterim. (Düdüklü demlik istemiştim ben.) Sonra yatak odasında kıyafetlerimden kurtulurken günümün nasıl geçtiğini anlatayım. İyi geçen günlerim var benim, geçmeyenler de var ama konu bu değil. (Düdüklü demlik almamı mantıklı bulmadılar.) Yatak odasında değilsin. Aynaya bakıp popom mu sarkmış diye düşünüyorum. Güzel ya da güzelsiz geçen günleri anlatmak kadar eğlenceli değil bu. (Düdüklü demlik hep ötermiş, bir süre sonra sıkılırmışım.)Kışın çok ekmekle çorba içmeyi seviyorum. Hava soğuksa hayat çok çorba. (Düdüklü demliği bir filmde mi görmüştüm acaba?) Yere bağdaş kurup film izlerken içebilirim çorbayı. Çok da ekmek yerim. Yanında da beyaz peynir belki. Tam yağlı ezineyi seviyorum: Yazları inek, kışları koyun.
Ekmek almayı unutmuşum, evde tarhana da kalmamış. Popom da sarkmış sanırım. Yatağa uzanıp bana bakmıyorsun. Onun yerine salonda film seçiyor olsan belki ekmek almaya çıkabilirim. Ama hayır, orada da değilsin. Düdüklü demlik de saçma bir fikirdi zaten.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder