Elif dondurmayı hep aynı tarafından yalıyor. O anda o kadar çok dondurma yemek istiyor ki, yok yok, Elif aslında o kadar çok ve o kadar HEP dondurma yemek istiyor ki, kakaolu dondurmanın külahın görünmeyen kısmından parmaklarına doğru kıvrımlı ve de 30 derecede yıkayınca çıkmayan yolculuklara başladığını fark etmiyor. (Tabii ki yanında peçetesi yok.) Canın dondurma isteyince yiyebilmek, güzel; boğazının şişebileceğini anın zevkine dahil etmek, eğlenceli; o anda hayatında pazar kahvaltısı, kumsalda bira, gerçeğine uygun kumru dışında isteklerin olmasına rağmen aklına gelen mutluluğu iştahla mideye indirebilmek, işte o biraz hüzünlü. (Hayatın tadı biraz tuzlu diye battaniyelerle arkadaşlık yapamaz, Elif zayıf bir kadın değil.)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder