24 Aralık 2011 Cumartesi

yedi muffin

dün kanca ve de anca örneğini kafiye olsun diye kullanmıştım ama beynin gerisinde bir yerler zaman zaman geleceği görebiliyor sanırsam. biz de kanca bilemekten olmasa da birbirimize bilenmekten karşılıklı olarak anca gidersin durumuna geldik.

ilişki başlarken de, biterken de insan hemen hemen aynı şeyleri hissediyor. öncelikli olarak karşındakine dair bir sürü soru işaretin var, başlarken karşında tanımadığın bir insan olduğundan, biterken de tanıyamadığın. ikisinde de midende acaip bir his var mesela, başlarda bu adamla hayat nasıl geçeri düşündüğünden, biterken de bu adamsız hayat nasıl oluru tam da çıkaramadığından. farklar da yok değil hani, sevgili kişisi hayatına girdiğinde, kolları iki yana açıp kocaman bir hoşgeldin diyebiliyorsun ama giderken güle güle diyebilmek her babayiğidin harcı değil. ben şuanda mesela hiçbirşey diyememe aşamasındayım. aslında belli bir gidişatı olan hayatıma başkasını almanın daha zor gelmesi gerekirken, nedense o kişiyi bırakmak çok daha zor geliyor şuanda bana. ikisi de belirsizlik ama sanki diğeri daha da bir belirsizmiş gibi. ki bi de ben belirsizliklerden hiç hoşlanmam, zaten aranızdan birinin çıkıp da ben hayatımda belirli olan şeylerden hoşlanmıyorum illa ki herşey muallakta olsun istiyorum diyeceğini sanmıyorum ama yine de az biraz kendimi ayrıcalıklı gibi göstermek istedim.

dünkü tartışmadan sonra sabah kalktım muffin yaptım, baya da güzel oldu pislik şeyler. tam 9tane muffin. sonra oturdum mahsun kırmızıgülün yeni dizisini izledim, genel olarak fena olmasa da arada karakterler kameraya baka baka sosyal mesaj gönderdi, hemen ekrana ayna tutup, sosyal mesajlarını gerisin geriye gönderdim. sonra muffinin birini sevgili kişisine verdim, yedi. zaten bütün gün uyuduğundan ve de nasıl ayrılırız onu düşündüğünden, çikolata rengi muffin bugün onun hayatındaki tek ve de doğal olarak en renkli şey olabilir. sonra bir tanesini de ben yedim. kalan 7muffini de güzelce mavi renkli tabağıma dizdim. akşam gibi sevgili kişisi geldi, dedi ki önünde ne görüyorsun, ben de safane "biz kavga edince, benim gözüm hiçbi şey görmüyor" dicek diye üste çıkmak için hürriyetin cumartesi ekini dedim. meğer adam gelecekten bahsediyormuş ama ben tabii 22yaşında olduğumdan gelceği pek düşünmüyorum bi de zaten o an mahsun kırmızıgül dizisi izleyip, kenardan da mayınları patlattığımdan metaforu anlayamamışım. neyse biz konuştuk ettik baktık artık gelecek deyince, pek de birbirimizin aklına gelmiyoruz hatta daha açık konuşmak gerekirse ben bu ilişkinin uyuz olunan kişisi olmuşum, sevgili kişisi kendini eski sevgili kişiliğine terfi ettirip, eşyalarını toplamaya başladı.

buraya kadar bence her şey normal bir ilişki bitimi gibiydi ama o eşyalarını toplarken benim aklımda yukarıda bahsettiklerim yerine tek bir soru vardı; "e bu tabaktaki 7 muffine ne olucak?". hemen kin tutan eski sevgili karakterime büründüm ve de "şimdi bir güzel kavga ederiz, akşama da film izlerken sahlebin yanında bunları yeriz" duygu bütünlüğüyle yaptığım muffinleri kutuya koyup eski sevgili kişisine verdim. şimdi nerden baksan yüzlerde kalori vardır o muffinlerde, umarım içlerine koyduğum bütün iyi niyet ve de o kaloriler el ele verip kıçını iyice şişirirler.

işte bir ilişki de böyle bitti ve de içimdeki pislik az biraz dışarı çıktı..


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder