evet ben çok konuşuyorum, en anlatmak istemediğim şeyleri, en anlatsam da anlamıcak insanlara anlatırken buluyorum kendimi ya da on dakika önce bu konu hakkında konuşmak istemiyorum diye düşünürken birdenbire kendimi daha adını bile doğru dürüst hatırlayamadığım insanların karşısında o konuyla ilgili dalga geçerken buluyorum. bazen de adına şimdilik karar vermediğim, zaman zaman adı geçen kişisinin dalga geçtiği gibi "coolluk" yaparken buluyorum kendimi, neler hissettiğime çok da açık vermeden, sanki bi filmde izlemişim gibi başımdan geçenleri sağlı sollu anlatabiliyorum. amaa sanırım ben gerçekten bilmediğim great depression zamanları dışınde neler hissettiğimi bilmediğimi pek iddia etmiyorum. zaman zaman esprili ve de kaçak da olsa hayatımdaki kimi kişilerin artık çok da rahat sezebileceği sinyaller veriyorum böyle bilinmezlik zamanlarında. sanırım bu sebebten benim çok da rahat sezmem gerek kişiler "bilmiyorum" dediğinde bi böle benim ceviz kabuğunun içindeki beyne benzeyen kıvrım olasım geliyor. hıhı evet ben ceviz içiyim bir nevi.
ps:sınavlarım bitti ve de malmö yazısıı en geç yarın, bilemediiin öbür gün siz çok da bu yazıyı beklemeyen okuyucularımla paylaşacağım..
ps2:yalan dünya dizisini çok sevmedim ama şamdan turka ar-ge çalışmaları sırasında izlerken orçunu baya içselleştirdim.o sebebpten; bence benim piisikolojjim bozulmuş, siz beni yurtdışına gönderin(:
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder