5 Ocak 2012 Perşembe

merhaba ben patlıcan

geçenlerde bir arkadaşımla korku filmi izliyorduk, bi sahne geldi, biliyorum korkunç birşey çıkıcağını, tabii kapattım hemen gözlerimi ama bi taraftan da meraktan nasıl içim gidiyor. dur diyorum sahne geçsin sorarım. tam ben bunları düşünürken yanımdan bir ses "noldu, noldu?". açtım tabi hemen gözlerimi, bir de içimden hah dedim, bizden ne köy olur ne de kasaba.

şu günlerdeki halimi de buna benzetiyorum. aslında yavaştan yavaşa biliyorum gidişatı, gözlerimi kapatsam hiç bişey olmuyormuş gibi davransam herşey geçicek ama biliyorum bu sahne bittiğinde yanımda bana nolduğunu anlatabilicek birileri yok. o yüzden korka korka bakmaya devam ediyorum.

bir de aynı şekilde durumu patlıcan dolmasına benzetiyorum. önce bir güzel diğer patlıcanlar arasından seçildim. sonra benimle vakit geçirildi, çizgili bir şekilde soyuldum, sonra biraz içim oyuldu ama yerine süperli şeyler kondu. en sonunda kısık ateşte uzun uzun piştim. ama en sonunda sadece içim yendi ve de kabuklarım tabağın kenarında kaldı. uzun süre kimse içinde bulunduğum tabağı masadan kaldırmak istemedi ama sonunda çöpü boyladım. evet merhaba ben patlıcan

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder